Op. Dr. Önder AKDENİZ - KBB Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı

All Posts Tagged: burun estetiği

blognefes

Spor Yaparken Sağlık Bir Burun, Kaliteli Nefes İçin Şart!

Merhaba Değerli Okurlar,

İnsan vücudunun günlük hayatta daha aktif ve zinde olması açısından, öncelikli ihtiyaçlarından biri olan spor ve egzersiz hareketlerinin uygulama safhasında, doğru ve sağlıklı şekilde nefes alıp vermek, kişi ister profesyonel sporcu olsun isterse de amatör olarak sporla ilgilensin; performans ve konsantrasyon açısından son derece önem taşımaktadır.

Burun içerisinde oluşan hava akımında, yapısal ya da işlevsel olarak birtakım bozukluklar görülen kişiler, spor esnasında kaliteli ve doğru bir biçimde nefes alamamaktan ötürü çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya kalabilirken, özellikle spor esnasında veya herhangi bir durumda ağızdan nefes almak zorunda kalmak, başlı başına bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor.

Çünkü ağızdan nefes alıp verildiğinde kişi hem daha çok yoruluyor; hem de temiz olmayan, süzülmemiş hava akciğerlere teneffüs edildiği için vücuttaki hava yollarının kurumasına ve havayla da doğrudan temas edilmesine neden oluyor.

Tabi gelinen noktada, doğru nefes alıp vermemiz için sağlıklı ve ideal bir buruna sahip olmamız gerektiği ortadayken, kıkırdak ve kemiklerin yapısında sorun olan kişilerin de özellikle son yıllarda, burun estetiği operasyonlarına ciddi rağbet etmeye başladığını görüyoruz.

Hal böyle olunca da Rinoplasti (Burun Estetiği) uygulamalarının, sadece estetik kaygıdan ötürü ortaya çıkan görsel bütünlüğün sağlanmasına olan katkısından ziyade, spor yapanlar ve kaliteli uyku için de vücutta ideal bir nefes sirkülasyonu sağlaması bakımından çok önemli bir yeri bulunuyor.

Bu anlamda, burundan nefes alma konusunda sıkıntısı olan ancak daha etkin ve başarılı spor faaliyetleri gerçekleştirmek isteyen bireylerin, gelişen teknolojiler ışığında hiçbir yan etkisi bulunmayan ve kişilerin, hızlı şekilde günlük yaşamlarına adapte olmalarına olanak sunan Rinoplasti uygulamasına yönelmelerinin, kesinlikle faydalı olacağına inanıyoruz.

Bu vesileyle hepinize, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu haftalar diliyorum,

Op. Dr. Önder AKDENİZ

Özel Esentepe Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü 

Devamı
burun-estetiginde-selfie-modasi

Selfie Modası Burun Estetiğine Olan İlgiyi Yükseltti

Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, hemen herkesin elinde olan akıllı telefonlar, selfie yani kendi kendimizi çektiğimiz fotoğrafların dünya genelinde büyük bir akım şeklinde yaygınlaşmasını sağlarken, farklı açılardan fotoğraf çekimi yapma imkânı sunan bu teknolojik araçlardan ötürü, kişiler artık yüzün en dikkat çekici bölgesi olan burun kısmındaki en ufak kusurlara bile görmeye başladı.

Hızla artan bu selfie çılgınlığında, en sık tercih edilen selfie fotoğrafları, genel olarak sağ ve sol çapraz pozlar oluyor. “Selfie Gölgesi” diye adlandırılan şey ise burun poligon sisteminde facet (kesit) poligona denk gelmektedir. Gölgeler özellikle burun ucunda çok önemli hale geliyor. Estetik operasyon düşünen kişilerin en çok istediği nokta ise burun ucunun küçülmesi olmaktadır.

Gelişen plastik cerrahi alanı da son yıllarda, bizlere birçok yeni teknik ve farklı bakış açısı kazandırdı. Rinoplasti dediğimiz yöntem sayesinde, burundaki var olan problemleri gidererek, daha işlevsel bir hale getirmekteyiz. Bu operasyon yüz hatlarıyla da uyumu sağlarken, aynı zamanda operasyon sonrası hastaların en kısa zamanda iyileşmelerine de olanak sunuyor.

Operasyon sonrası iyileşme sürecindeki şişlik, ödem ya da morarma gibi fiziksel travmaların azalması, rinoplastinin günümüzdeki popülerliğinin altında yatan önemli etkenler arasındadır. Ayrıca daha hassas çalışma imkânı veren alet ve cihazlarla, çevre dokuya hiçbir zarar vermeden kemiğe müdahalede bulunulabilirken, kıkırdak üzerinde inceltme, şekillendirme gibi çeşitli işlemler de daha hassas bir şekilde, dokulara fazla zarar vermeden gerçekleştirilebiliyor.

Bildiğiniz gibi burun operasyonları sadece estetik problemleri gidermek amacıyla değil; aynı zamanda nefes alma problemlerini çözmek amacıyla yapılabilmektedir. Eğer kişinin burnundaki nefes alma kanallarında herhangi bir problem varsa, bu sorun çoğunlukla estetik problemleri de beraberinde getirir.

Burun estetiği kişiye özel tasarlanan operasyonlardır ve güzel bir burnun, mutlaka yüzün genel ölçüleriyle uyumlu şekilde olması gerekiyor. Ameliyat hastanın burun ve yüz yapısına göre özel olarak planlanmalı, hastaya en uygun şekil ve teknik uygulanmalıdır.

Sağlıklı haftalar dileklerimle…

 

d97

d210

d182

Devamı
burun-estetigi-tarihi

Burun Estetiğinin Tarihi ‘Nereden Nereye…’

Burun estetiğinin çok eskiye dayanan bir tarihçesi vardır… Buruna uygulanan ilk estetik cerrahi, Hindistan ve Mısır’da M.Ö. 600’lü yıllara dayandığına dair kayıtlar mevcut. Modern burun estetiği (Rinoplasti) ise, Kulak Burun Boğaz uzmanı Dr. Orlando Rou tarafından 1887 yılında gerçekleştirilmiştir.
Papirüs hiyerogliflerinde ise, konu ile ilgili ilginç bilgiler yer alıyor. Bu hiyerogliflerde buruna uygulanan baskılı pansumanlardan bahsediliyor. Susruta Samhita’nın çalışması Ayur Veda’da bu kişilerin burun yeniden yapılandırma tekniğiyle alından çevrilen doku ile yapıldığını tariflerken; Brancas M.S 1.450’lerde burunu yeniden yapılandırırken orta hat alın flebini tarif ediyor. 1597’de ise Gaspece Tagliacozzi tarafından bu yöntem popülerize edildi ve bu yönteme İtalyan metodu denildi. 1793 yılında ise, Madres Gazette’de Maharatta tarafından yapılan alın flebi ile burnun tekrar yapılandırıldığı belirtildi. Daha sonra Avrupa’da birçok cerrah tarafından bu teknikler kullanıldı.

‘Buruna Göre Uygun Yaklaşım Tekniği Vardır’

Modern burun estetiği ise, New York doğumlu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Orlando Rou tarafından başladı. Rou, burun ucu eğriliklerinin tedavisini buldu ve 1891’de burun açılı deformitelerinin cilt altından düzeltilebileceğini tanımladı. Modern burun cerrahisinin babası olarak bilinen Alman cerrah Jacques Joseph ise, 1931 yılında kendi tekniğini tarif etti. Burun estetiği operasyonları Joseph’den sonra ciddi bir hız kazandı. Bu çalışmalar doğrultusunda, burunda uygulanan cerrahi müdahalelerde ince işçilik gözle görülür hale geldi. Joseph ve öğrencilerinden sonra cerrahlar, tekniği geliştirmek için büyük çalışmalara imza attılar. İlk zamanlar, burun ucu cerrahisi operasyonun başında yapılıp, burun sırtı kemerini aldıktan sonra kemikler kırılıp orta hatta getiriliyordu. Ancak daha sonra, doğal görünümler önem kazandı. Bu da, burundan dokuları küçültüp dışarı atmak yerine, mevcut yumuşak dokuları ve burun çatı yağlarını mümkün olduğunca çıkarmadan yapılandırma yoluna gidildi. Böylelikle uzun dönemde, sonuçları ileri seviyede kontrol ve tahmin edilebilir hale geldi ve iyileşme süreci kontrol altına alınmış oldu. Ek olarak, yüz ve burun estetik alt birimlerinin keşfedilip daha iyi olgunlaşmasıyla burnun diğer yüz bileşenleri ile uyumu ve ayrıca kendi içinde burun alt birimlerinin birbirlerine uyum ve oranının cerrahi planlamada göz önüne alınmasının önemi kavrandı. Zaman ilerledikçe, “Buruna yaklaşım tekniği yoktur, buruna göre uygun yaklaşım tekniği vardır” anlayışı gelişti. Bu anlayış günümüze kadar devam ediyor. Bir diğer söyleme göre, burun estetiği ameliyatlarının savaş yıllarındaki işlevinin epey ilginç olduğu… Dr. Jacques Joseph’in belirgin burun şekillerini estetik ameliyatla değiştirerek onlarca Yahudi’yi Nazilerden kurtardığı yönünde iddialar mevcut.

Türkiye Burun Estetiği İle Ne Zaman Tanıştı?

1960’ların sonunda yurt dışına giden doktorlarımız Türkiye’yi plastik cerrahiyle tanıştırdı. Ancak ülkemizdeki ilk burun estetiği 70’li yıllarda yapıldı. Ayrıca o dönemlerde pahalı bir operasyon olduğu için herkes tarafından yaptırılması mümkün değildi. Yeşilçam yıldızları ve o dönemin sosyete camiasında bu uygulama bir statü sembolü olarak görülüyordu. Bu yıllarda, estetik ameliyatların tek amacı küçük ve güzel bir buruna sahip olmaktı; doğal görünüm arzusu yoktu ve sağlıklı nefes almak gibi sağlık konularına pek önem verilmezdi. 90’lı yıllarda burun estetiği operasyonu geniş bir kesime yayılmaya başladı ve doğal görünüm anlayışının temelleri atıldı. Yalnızca burun küçültme anlayışından ayrılarak, burundaki fazlalıkların ve azlıkların yüzle estetik uyumu dikkate alındı. Revizyon ve eğriliklere müdahale başladı. 2000’li yıllarda ise talep patlaması yaşandı. Günümüzde ise, tüm dünyada benimsenen yapısal burun estetiği yaklaşımı doğrultusunda operasyonlar yapılıyor. Yaklaşım; hem estetik hem de fonksiyonel açıdan bütünlük ve uzun vadede stabil sonuçlar elde edilmesi esasına dayanıyor. Ayrıca günümüz teknikleriyle, artık burnun estetik operasyon geçirdiği anlaşılmıyor, morluk ve şişlikler azalıyor ve iyileşme süresi hızla kısalıyor. Özetle, geçmişten bugüne kadar insanlar vücutlarında beğenmedikleri bölgeleri değiştirme arzusu yolunda ilerlediler. Teknikler, birçok bilim insanının katkılarıyla hızla gelişti ve gelişmeye de devam edecek. Ve estetik arzusu hep devam edecek…
Sağlıklı ve güzelliklerle dolu bir hafta diliyorum…
Devamı
burun-estetigi-neden-bu-kadar-onemli

Burun Estetiği Neden Bu Kadar Önemli?

Öncelikle sağlık için…
Burnumuzdaki şekil bozukları ve bazı burun içi oluşumlar nefes almanıza engel olur. Bu da estetik burun ameliyatı olmayı gerektirir.
İkincil olarak, estetik görünmek için…
Coğrafi bölgelere ve ırklara bağlı olarak çeşitli burun şekilleri vardır. İnsanlar güzellikleri ve güzelliklerini duyu organları ile algıladıklarında, kendilerinde beğendikleri ve beğenmedikleri organların farkına varırlar. Bu farkındalık, mutlulukları ve mutsuzlukları belirmeye başlar.  Burun, yüzün tam ortasında bulunduğu için estetik anlamda en dikkat çeken bölgedir. Burundaki şekil bozuklukları, bizi mutsuz edebilir. Doğuştan veya sonrasında darbe sonucu ortaya çıkan şekil bozuklukları ameliyat ile düzeltilebilir. Burun şekli ve fonksiyonları, burun ameliyatlarında bir bütün olarak değerlendirilir. Burun ameliyatı esnasında, hem dış problemlere, hem de iç problemlere çözüm getirilmektedir. Burnun şekil bozukluğu dış problemler olarak tanımlanmakta olup, sadece dış problemlerin düzeltildiği bir ameliyat ise burun estetiği ameliyatı yapılmaktadır. Hem solunum problemlerinin hem de burun şeklinin düzeltilmesi için burun ameliyatı yapılmaktadır.
Estetik görünmek, kişilerde özgüven oluşumunu sağlar. Özgüvenli bireyler, hayatlarında daha başarılı ve keyiflidir. Bu nedenle hem sağlık hem de estetik görünmek için estetik operasyonlar tercih edilir.
Herkese güzelliklerle dolu bir hafta diliyorum…
Devamı
burun-estetigi-operasyonundan-sonra-hizli-iyilesmenin-sirlari

Operasyondan Sonra Hızlı İyileşmenin Sırları

Her birey, geçirdiği bir operasyon sonrası hızlıca iyileşmek ister. Bu tabii ki burun estetiği operasyonları da geçerli. Burun estetiği sonrasında, burun altı hafta boyunca hassas kalır. Bu nedenle, operasyon sonrası doktorunuzun tavsiyelerini dinlemeniz çok önemli. Tavsiyelere karşı duyarlı davranmanız, hem hızlı iyileşmenizin fırsatını sunar hem de sorunsuz bir iyileşme süreci yaşarsınız.

 

Şimdi sizlere, burun estetiği operasyonu sonrası hızlı ve sağlıklı iyileşme sürecinin sırlarını vereceğim:

  • Buz kompleksi: Operasyondan sonraki ilk gün için buz kompresi rahatlamanızı sağlar. Eğer ağrı ve sızınız olursa doktorunuza danışmak şartıyla ağrı kesici hapı kullanabilirsiniz.
  • Yastık desteği: Yatarken ya da uzanırken başınızı vücudunuzdan daha yukarıda tutmaya yardımcı olacak şekilde yastıklarla destekleyebilirsiniz.
  • Hareketlere dikkat!: Kuvvet gerektiren zorlayıcı spor, hareketli aktiviteler ve egzersizlerden en az iki hafta boyunca uzak durmalısınız. Kuvvet gerektiren ya da vücudunuzu uzun süre hareket ettirmenizi gerektiren egzersizler yapmaktan kaçınmalısınız. Ameliyatın üçüncü haftasından sonra egzersizlere ağırdan alarak başlamalısınız. Altı hafta süresince yüzünüze çarpma ihtimali olan toplu sporlar yapmamalısınız. Burnunuzu riske atacak egzersiz ve aktivitelerden uzak durmalısınız. Su sporlarından uzak durmalısınız. Burnunuz bu süreçte hassaslığını koruduğundan yüzme ve bilhassa dalış gibi sporlar size zarar verir ve iyileşme sürenizi uzatabilir. Tuzlu su ve klor burnunuzu yakarak size acı verebilir. Yüzme sporları için en az 1-2 ay daha beklemeniz gerekir.
  • Okyanus suyu: En az iki hafta süresince sümkürmemeye dikkat etmemelisiniz. Doktorunuzun tavsiye edeceği okyanusu suyu gibi spreylerle burnunuzu temizleyebilir, tıkanıklığını açabilirsiniz.
  • Yumuşak yemekler: Burnunuzun hareket etmesine neden olacak sert ve uzun çiğneme hareketi gerektiren yiyecekler yememelisiniz. Çiğnemesi kolay yumuşak yemekleri yemeyi tüketmeye özen göstermelisiniz.
  • Kontrollü mimikler: Yüzünüzün ve burnunuzun çok fazla ve esneyerek hareket etmesine yol açacak mimik hareketleri yapmamaya özen göstermelisiniz. Sizin için zor olsa da gülme, esneme hareketlerinizi kontrol etmeye çalışmalısınız.
  • Diş fırçalarken dikkat!: Üst dudağınızın hareket etmesine neden olan diş fırçalama hareketinizi ağır ağır ve yumuşak hareketlerle yapmalısınız. Üst dudağınızın hareket etmesi canınızın yanmasına neden olabilir.
  • Sigarayı bırakın: Ameliyattan önce ve sonra üç hafta boyunca eğer sigara kullanıyorsanız bırakmalısınız.
  • Düğmeli kıyafetler: Kıyafetlerinizin rahat çıkarılıp giyilen kıyafetler olmasına dikkat etmelisiniz. Önden düğmeli kıyafetleri tercih etmeniz size daha büyük kolaylık sağlayacaktır.
  • Gözlükten kaçının: İki ay boyunca gözlük kullanmamaya özen göstermelisiniz. Gözlük çerçevesinin ağırlığı burnunuzun şeklinin bozulmasına neden olabilir. Bu süreç içerisinde lens kullanmayı tercih etmelisiniz.
  • Güneşten korunun: Güneşten koruyucu krem kullanmadan güneş ışığına çıkmamalısınız. Cildinizi en az üç ay güneşten korumaya dikkat etmelisiniz.
  • Sabırlı olun: Burun estetiği ameliyatından sonra herkesin iyileşme süresi farklıdır. Bunun için tavsiyelere uyarak sabırlı olmalısınız. Güzel bir buruna sahip olacağınız fikri sizi motive etmeye yetecektir.
Devamı
burun-estetiginden-sonra-yapilmasi-gerekenler

Burun Hakkında Sizi Şaşırtacak Bilgiler

İnsan burnu tam 1 trilyon farklı kokuyu ayırt edebilecek kadar hassas. Fakat insanlar bu özelliklerinin farkında olmadığı için geliştirebilecekleri bu özellikleri yaşamları süresince yavaş yavaş köreltiyor.

  • Burnumuz 10 yaşımıza gelene kadar asıl şeklini almıyor.
  • Burnumuz, 10 yaşında şeklini aldıktan sonra kız çocuklarda 17, erkek çocuklarda 19 yaşa kadar aynı şekli korumakla birlikte büyümeye devam ediyor.
  • 40-50 yaşlardan sonra da burun ucu, yer çekimi etkisiyle hafifçe sarkmaya başlıyor.
  • Her gün burnumuz 18 bin-20 bin litre havayı filtre ediyor.
  • Genelde burunlar fiziksel yapı olarak 14 gruba ayrılıyor. (Etli burun, Yunan burnu, Atmaca burun, Roma burnu, Kalkık burun, Ampul burun, Kemerli burun, Nixon burnu. Diğer 6 burun çeşidi resimlerle sınıflandırıldığı halde isimlendirilememiş.)
  • Kadınlar, erkeklerden çok daha iyi koku alabiliyor.
  • Yapılan araştırmalar ve deneyler sonucunda sol yanına doğru yatarak uykuya dalan reflü hastaları daha az acı çekerek uyuyor. Bunun nedeni de yemek borusu ve midenin açısı.
  • Burnumuz sayesinde duyguları, korkuyu, memnuniyeti hatta cinselliği koklayabilirsiniz. Şaşırtıcı ama bu duyuların çoğunluğunu beynimiz koku duyumuzla ayırt edebiliyor. İçinde 10 milyon alıcı bulunan burun boşluğundaki bir nokta 10 binden fazla kokuyu ayırt edebilmemizi sağlar.
Devamı
bursa-dismorfofobi

Kendini Beğenmeyenlerin Hastalığı: DİSMORFOFOBİ

Hepimizin mutlaka bedenimizde beğenmediğimiz, değiştirmek istediğimiz bölgeler vardır. Ancak bunu ne kadar problem edip, günlük hayatımızı ne boyutta etkilemesini belirlemek ise tamamen psikolojik bir süreç. Kendisiyle barışık bir bireysek, beğenmediğimiz bölgeyi çok büyük bir problem haline getirmez ve günlük hayatımıza normal bir şekilde devam edebiliriz. Ya da bölgeye müdahale için, sağlıklı alınan kararlar silsilesi sonrası estetik cerrahiye başvurabiliriz.

Ancak, estetik cerrahiyle yetinmeyen veya estetik operasyonlara doymayan bir psikoloji, tedavi edilmesi gereken durumdadır. Psikolojide bu kompulsifin bir adı var: Dismorfofobi. Yani kendini beğenmeme hastalığı. Psikologların yaptığı açıklamalara göre, Dismorfofobi gizli kalan bir hastalıktır. Türkçeleştirilmiş haliyle, Ayna Hastalığıdır. Bu kişiler, sıklıkla aynaya bakar ve obsesyon geliştirilen bölgeyi saklama girişiminde bulunur. Kişi, kendisinde var olan fakat kendisinin düşündüğü kadar göze batmayan çeşitli kusurları fazlaca büyütür. Çoğu zaman estetikle ilgisi bile olmayan bu rahatsızlık, aslında psikolojik bir hastalıktır. Kişi kendindeki ufacık bir kusuru bile takıntı haline getirir ve sürekli bu kusuruyla uğraşır. Aklını sürekli oraya verir ve bunu kendinde bir takıntı haline getirir. Hatta abartılmış kusurları nedeniyle alaya alınma endişeleri yüzünden evden çıkamaz hale gelir.

Yine psikoloji uzmanlarının paylaştığı bilgilere göre, bu kişiler sosyal ilişkilerinden memnunsuz ve sosyal ilişkilerinde problem yaşayan, çoğu bekar veya boşanmayı tercih etmiş kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin çoğu, beden imgesinde bir değişikliğin kendilerine verdikleri değeri artıracağına ve hayatının belirgin bir şekilde düzelteceğine inanırlar. Kendilerini başkalarıyla kıyaslar ve onlara benzemeye çalışırlar. Daha çok ergenlikte başladığı tespit edilen Dismorfofobi, kişilerin yaşıtlarından uzaklaşmasına ve hatta okuldan veya işten ayrılmalarına kadar neden olabilir.

Psikiyatristlerin verdiği örnek vakalara göre, bu kişilerin en çok başvurdukları tıbbi branşlar; dermatologlar, plastik cerrahiler, estetik cerrahlar ve diş hekimleri. Son zamanlarda ünlü kişilerin, televizyonlarda sıkça insan önüne çıkmaları veya güzel vücutlu veya güzel bir surata sahip insanların kendilerini sanal ortamda ifşa etmelerinin ardından, bu vakayı toplumda daha fazla tetiklemiştir.

Dismorfofobi hakkında, hekim arkadaşlarımın bilgisi ışığında yeterli tanımlamayı yaptıysak özetle şunları söylemek isterim: Estetik operasyona ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüzde, bunu hem bizim yardımımızla hem de bu arzunuzu enine boyuna tarttıktan sonra yola çıkmalısınız. Dismorfofobi sahibi kişiler, ne kadar estetik operasyon geçirirse geçirsin, çıkan sonuçtan hoşlanmayacak ya da tatmin olmayacak ve daha fazlasını isteyecektir. Bu nedenle, sağlıklı bir psikolojiyle estetik operasyonlara karar vermek çok önemli. Unutmayalım ki, önce sağlıklı bir psikoloji, ardından güzellik…

Sağlıklı ve güzel bir hafta diliyorum…

Devamı
burun-estetigine-ne-kadar-hazirsin

Burun Estetiğine Ne Kadar Hazırsın?

Motivasyonunuzu tartın: Estetik operasyon geçirmeyi sadece ama sadece sizin istemeniz ilk koşuldur. Bir anlık öfke veya bunalımla karar vermemelisiniz. Yakınlarınızın, eşinizin veya arkadaşlarınızın isteği değil; tamamen sizin isteğiniz doğrultusunda karar vermelisiniz. Bu nedenle motivasyonunuzu tartmanız çok önemli.

Beklentilerinizi realite üzerine kurun: Demek istediğim, bambaşka biri olmayacaksınız. Biz doktorlar, sizin güzelliğinizi ön plana çıkarmak için pürüzleri ortadan kaldırırız, yeni bir siz yaratamayız. Bu nedenle, beklentileriniz realite üzerine kurulmalı. Eğer bir ünlüye tıpatıp benzemek için estetik olmak istiyorsanız, bunun bir realiteden geçmediğini bilmeniz gerekir.

Gündelik yaşam problemlerinize çözüm olarak görmeyin: Evet, estetik operasyonların sonucu, size daha fazla özgüven kazandıracaktır. Bu özgüven ise, daha başarılı olmanızın yolunu açacaktır. Ancak unutmayın ki, başarı ve mutluluk sizin elinizde. Estetik operasyonlar, siz mutlu olmadığınız sürece başarı yolunda size fayda sağlamaz. Özetle, eşinizle olan problemleri estetik ameliyat ile çözebileceğinizi düşünerek operasyon talebinde bulunmamalısınız. Ya da iş yaşamınızdaki aksiliklere estetik operasyonu kesin çözüm olarak görmemelisiniz. Bu tür bir yaklaşım, operasyon sonrası büyük hayal kırıklıklarına uğratarak derin bir depresyona yol açabilir.

Ne istediğinizi net olarak söyleyin: Estetik operasyondan ne beklediğinizi, operasyonun uygulanacağı bölgede nelerden rahatsız olduğunu doktorunuza net olarak bildirin.

Doktorunuzla ortak noktada buluşun: Doktorunuza tam olarak kendinizde neyi beğenmediğinizi, neyi yapmasını istediğinizi ve ne beklediğinizi söyleyin. Estetik operasyonu öncesi doktor ve hasta ortak çerçevede buluşmalı, bunu unutmayın.

Depresyon sürecine dikkat: Operasyon sonrası geçici de depresyon riskine hazır olun. Her ne kadar operasyon sonucundan memnun kalsanız bile, bazı hastalar yeni görüntüsüne alışırken zorluk çeker. Ancak bu süre geçicidir. Bu evreleri göz önünde bulundurun.

 

En önemli soruyu kendinize mutlaka sorun!

Neden estetik operasyon geçirmek istiyorum?

Haklı nedenler:

  • Güzel olduğumu biliyorum, ancak burnumdaki kemerden rahatsızım.
  • Burnum yüzüme göre büyük.
  • Burun ucum yüzüme göre geniş.
  • Göze daha hoş görünmek istiyorum.
  • Mesleğim nedeniyle sürekli bakımlı ve estetik görünmem gerekiyor.
  • Burnumdaki estetik pürüzlerden rahatsızım.

Sağlıksız nedenler:

  • Estetik ameliyat olursam kendime güvenimin artacağını düşünüyorum.
  • Arkadaş çevremde daha popüler olmak ya da çevremi genişletmek istiyorum.
  • Eşimle ayrılmak üzereyiz, güzelleşerek ona ders vermek istiyorum.
  • Aldatıldığımdan şüpheleniyorum, güzelleşerek ona daha çekici gelmek istiyorum.
  • Sevgilimin hayran olduğu oyuncuya benzemek istiyorum.
  • Hayran olduğum oyuncuya benzemek istiyorum.
  • Estetik ameliyat çok popüler. Burnuma neler yapılabilir?
  • Hayatımdan memnun değilim. Yeni bir başlangıç yapmak istiyorum. Bu nedenle işe burnumdan başlamak istedim.
Devamı
burun-estetigi-tip-plasti

Tip Plasti Nedir?

Burun estetiği sadece burnun tek bir bölümünü şekillendirmek olarak algılanmamalı. Burun operasyonunda burnun tüm yapıları değerlendirilmeli. Kemik, kıkırdak, deri ve mukoza yapıları bütün olarak değerlendirildiğinde hastanın ihtiyacına yönelik müdahaleler edilmeli.

Kemik, kıkırdak, deri ve mukoza veya bu bölgelerden herhangi birine müdahale edildiğinde, burun ucu şekil bozukluklarını düzeltmek için tip plasti denen yöntem kullanılabilir.  Burun ucunun açısının değiştirilmesi ve belirginleştirilmesi için tip plasti kalsik rinoplasti işlemi rutin olarak uygulanmaktadır. Ayrıca bir burunda sadece burun ucu deformitesi bulunuyorsa bu işlem tek başına da uygulanabilir.

Peki, burun ucunda görülebilecek şekil bozuklukları neler olabilir?

  • Burun ucunun düşüklüğü
  • Burun ucunun belirgin olmaması
  • Burun ucunun ayrık olması
  • Burun kanatlarının geniş olması
  • Burun kanatlarının desteğinin zayıf olması
  • Burun ucunun bülböz veya kare görünümlü yayvan olması

Tip Plasti İşlemi nasıl uygulanır ve sonrasında ne tür bir süreç yaşanır?

-Tip plasti işlemi sıklıkla lokal anestezi ile gerçekleştirilir ve ortalama 30 dakika sürer. Hastanede yatmayı kesinlikle gerektirmez ve tampon uygulaması kesinlikle yoktur. Deformitenin durumuna göre tüm kesilerin burun içerisinden yapıldığı kapalı yöntem ile veya burun ucundan minik bir kesinin yapılarak burun ucuna müdahale edilen açık teknik ile operasyon gerçekleştirilir. İşlem sırasında kıkırdaklarda şekil bozukluğu yaratan fazlalıkların alınabildiği gibi destek yapıların zayıf olduğu ve şekilsel sıkıntıların yaşandığı bölgelere kıkırdak dokularının eklenerek burun ucunun şekillendirildiği yöntemler de mevcuttur. Yine burun ucunun tek eşit görünebilmesi için özel dikiş teknikleri ile burun ucu kıkırdakları şekillendirilir. Burun kanatlarında eğer yüzle orantısız büyüklük varsa burun kanatları izler burun içerisine gizlenebilecek şekilde küçültülmekte veya inceltici iğneler ile inceltilmeye çalışılmaktadır.

Tip plasti sonrası hasta geceyi evinde geçirecektir. Klasik rinoplastiye göre morluk hiç olmaz şişlik ise sadece burun ucundadır ama çabucak dağılır. Burun ucuna ilk bir hafta için küçük bantlar ile bandaj uygulanır ve 5-7 gün arasında kaldırılabilir. Konforlu ve ağrısız bir işlem olan tip plasti ile daha uyumlu ve şık bir buruna sahip olunur.

Devamı
burun-estetiginden-sonra-yapilmasi-gerekenler

Burun Estetiği Korktuğunuz Gibi Değil

Burun Estetiği Sonrası Tamponla İlgili Bilinmesi Gerekenler

Estetik ameliyatların, her operasyonda olduğu gibi, öncesi kadar sonrası da önemli bir evredir. Operasyon sonrası doktorunuzun müdahalesi ve önlemleri, operasyon sonrası sağlıklı bir yaşam sürmeniz için hayatidir. Hastalarımızın operasyon öncesi süreç hakkında taşıdıkları endişenin benzerini, operasyon sonrası duydukları endişeyle benzer seyirde olduğunu görüyoruz. Özellikle, burun estetiği sonrasında hastalarımızda karşılaştığımız en önemli endişelerden birisi, tampon çıkarma uygulaması. Hastalarımızın operasyon sonrası tampon aldırmaya geldiklerinde içeri girerken yaşadıkları gerginliğin temelinde bazı sorular yatıyor: “Acı duyacak mıyım? Beynim yerinden sökülecek gibi olacak mı? Tampon kaç metre olacak? Kanama olacak mı?” Bir başka karşılaştığımız durum daha mevcut. Bazı hastalarımız, tampon varken nefes alamayacağım korkusunu taşıyor. Bu soruları sizler için cevaplamaya çalışacağım…

EN FAZLA 2 DAKİKA

Öncelikle burun estetiği ameliyatlarından sonra uygulamalarımda kullandığım tamponlar silikon özellikte, burun mukozasına yapışmayan, ağrı yapmayan ve ortasındaki delikli özelliği sayesinde ameliyattan hemen sonrasında nefes almaya olanak veren tamponlardır. Özellikle vurgulamak istediğim hastalarımın ameliyat sonrası tampon varken bile nefes alabiliyor olmalarıdır. Çıkarıldıktan sonra çok çok nadir hafif bir kanama, 1-2 dakika içinde geçer. Acısı ise minimal düzeyde olur.

“BU KADAR MIYDI?”

Sonuç olarak, hastalarımız tampon alındıktan sonra ifadeleri sizler için örnek olacaktır. Hemen hemen tüm hastalarım tampon alındıktan sonra, “Bitti mi? Bu kadar mıydı? Korktuğum gibi değilmiş” ifadelerini kullanıyorlar. Ve tabii ki mutlu yeni bir burun ve sağlıklı nefesle ofisimizden ayrılıyorlar.

 

Sağlık ve güzelliklerle dolu günler dilerim…

Devamı